a İmsak Vakti 02:00
Şanlıurfa 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İmsak Vakti a 02:00
Şanlıurfa AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Şanlıurfa’da İhale Çorbası: Milyarlar Masada, Sorular Havada! Şeffaflık Nerede?

Fakat bu yazının amacı herhangi bir şirketi suçlamak, kesinleşmemiş iddiaları gerçekmiş gibi sunmak ya da bir ihale sonucunu peşinen hukuka aykırı ilan etmek değil.

Tam tersine…

Amaç, kamu adına harcanan milyarlarca liranın hesabının kamuoyuna açık biçimde verilmesi gerektiğini hatırlatmak.

Çünkü kamu parası söz konusu olduğunda soru sormak suçlama değildir.

Denetim istemek de bir itham değildir.

Şeffaflık talep etmek ise kimseye karşı olmak anlamına gelmez.

Tam tersine, demokratik kamu yönetiminin en temel gereklerinden biridir.

Milyarlar masada
Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen iki kısımlı yemek ihalesinde ortaya çıkan teklif rakamları, tartışmanın merkezinde yer alıyor.

Paylaşılan ihale verilerine göre birinci kısımda AGV Gıda’nın teklifi 1 milyar 276 milyon 789 bin 726,06 TL, Florya Yemek’in teklifi ise 2 milyar 837 milyon 511 bin 398,41 TL.

Aradaki fark tam 1 milyar 560 milyon 721 bin 672,35 TL.

İkinci kısımda ise Seç-San’ın teklifi 2 milyar 198 milyon 668 bin 495,95 TL, Florya Yemek’in teklifi 3 milyar 445 milyon 936 bin 479,06 TL.

Buradaki fark da 1 milyar 247 milyon 267 bin 983,11 TL.

İki kısımdaki farkın toplamı yaklaşık 2 milyar 808 milyon TL.

Şimdi bu rakamların karşısında vatandaşın şaşırması ve soru sorması neden garipsensin?

Asıl garip olan, bu kadar büyük bir farkın bulunduğu bir ihalede kamuoyunun hiçbir soru sormamasını beklemek olur.

“En düşük teklif neden kazanmadı?”
Bu soruyu sorarken hukuki dengeyi korumak gerekiyor.

Çünkü kamu ihalelerinde her zaman en düşük teklifin kazanması zorunlu değildir. İhale dokümanında belirlenen teknik kriterler, yeterlilik şartları ve fiyat dışı unsurlar sonuca etki edebilir.

Dolayısıyla yalnızca teklif fiyatlarına bakarak “Bu ihale hukuka aykırıdır.” demek doğru olmaz.

Ancak bunun bir başka sonucu daha var.

Eğer en düşük teklif tercih edilmediyse, neden tercih edilmediğinin açıklanması gerekir.

Florya Yemek hangi kriterlerde öne çıktı?

Teknik değerlendirmede kaç puan aldı?

Rakipleri kaç puan aldı?

Fiyat dışı unsurlar varsa bunlar nelerdi?

Yaklaşık maliyet hangi yöntemle hesaplandı?

İhale komisyonu hangi gerekçeyle karar verdi?

Bunlar cevaplandığında tartışma da somut bir zemine oturacaktır.

Çünkü kamuoyunun istediği şey bir şirketin hedef gösterilmesi değil, kararın gerekçesinin bilinmesidir.

Lokantadan pahalı mı?
İhalenin kamuoyunda dikkat çekmesinin bir başka nedeni de toplam bedelin vatandaşın günlük yaşamında karşılaştığı yemek fiyatlarıyla kıyaslanması.

Burada da dikkatli olmak gerekiyor.

Bir hastane yemek hizmetinin maliyeti yalnızca tabağın içindeki yemekten ibaret değildir.

Hammadde vardır.

Personel vardır.

Mutfak vardır.

Taşıma vardır.

Servis vardır.

Hijyen ve gıda güvenliği vardır.

Özel beslenme ihtiyacı bulunan hastalar için farklı menüler vardır.

Dolayısıyla bir lokantadaki tek öğün fiyatını doğrudan kamu ihalesinin toplam maliyetiyle karşılaştırmak teknik açıdan sağlıklı olmayabilir.

Ancak tam da bu nedenle kamuoyuna daha açık bir hesap sunulmalıdır.

Bir öğünün gerçek maliyeti ne kadar?

Kaç kişiye yemek verilecek?

Toplam kaç öğün üretilecek?

Kişi başına maliyet nedir?

Yemek bedelinin ne kadarı hizmet ve işletme giderlerinden oluşuyor?

Bu soruların cevabı verilirse “lokantadan pahalı” tartışması da somut veriler üzerinden yapılabilir.

Çünkü vatandaşın istediği şey aslında çok basit:

Ödediği verginin karşılığında kaç liraya, nasıl bir hizmet satın alındığını bilmek.

Geçmişte gündeme gelen iddialar
Florya Yemek ve şirketle bağlantılı olduğu ileri sürülen yapılar hakkında geçmiş yıllarda çeşitli basın kuruluşlarında haberler yayımlandı.

Bu haberlerde 2017 yılında Manisa’daki bir askeri birlikte meydana gelen ve bir askerin hayatını kaybettiği, çok sayıda askerin rahatsızlandığı toplu zehirlenme olayı ile yemek hizmetini sağlayan Rota Yemekçilik arasında bağlantı kurulduğu ileri sürüldü.

Sonraki yıllarda Rota Yemekçilik ile Florya Yemek arasındaki şirket ilişkilerine yönelik çeşitli iddialar da kamuoyuna yansıdı.

Dicle Üniversitesi’nde 2024 yılında yaşandığı bildirilen toplu rahatsızlanma olayı ile bazı KYK yurtlarında öğrencilerin yemek sonrası rahatsızlandığı yönündeki haberler de şirketin geçmiş hizmetleri bağlamında tartışıldı.

Fakat burada hukuki sınırı net biçimde çizmek gerekir.

Basında yer alan bir iddia, kesinleşmiş yargı kararı değildir.

Bir şirketin veya yöneticinin hukuki sorumluluğu, yetkili makamların incelemeleri ve kesinleşmiş mahkeme kararları üzerinden değerlendirilmelidir.

Bu nedenle geçmişteki olayları bugünkü ihale açısından doğrudan bir suçlama gibi sunmak doğru değildir.

Ancak kamu yönetimi açısından şu soruyu sormak son derece meşrudur:

Geçmişte kamuoyuna yansıyan gıda güvenliği iddiaları, yeni ihalelerde kalite ve denetim bakımından herhangi bir değerlendirmeye konu oluyor mu?

Bu sorunun cevabı kamuoyunun bilme hakkı kapsamında açıklanabilir.

Hastanede yemek, sıradan bir hizmet değildir
Bir hastanede yemek hizmetinden söz ediyoruz.

Bu ayrıntı son derece önemli.

Çünkü hastanede yemek yiyen herkes sağlıklı bir tüketici değildir. Hastalar arasında bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler, yaşlılar, çocuklar ve özel beslenme gereksinimi bulunanlar olabilir.

Dolayısıyla sağlık kuruluşlarında yemek hizmeti söz konusu olduğunda fiyat kadar kalite ve gıda güvenliği de önemlidir.

Kamu idaresinin görevi de yalnızca en uygun fiyatı bulmak değildir.

Aynı zamanda güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir hizmeti sağlamaktır.

Bu nedenle milyarlarca liralık yemek ihalesinin yalnızca fiyat üzerinden değil, fiyat-kalite-güvenlik dengesi üzerinden değerlendirilmesi gerekir.

Şeffaflık neden bu kadar önemli?
Çünkü kamu ihalelerinde güven, yalnızca “Mevzuata uygun yaptık.” demekle oluşmaz.

Vatandaşın anlayabileceği şekilde gerekçeyi ortaya koymak gerekir.

İhale komisyonu hangi kriterleri uyguladı?

Yaklaşık maliyet nasıl hesaplandı?

Teklifler nasıl değerlendirildi?

Fiyat dışı unsurlar nasıl puanlandı?

İhaleyi kazanan teklif hangi gerekçelerle daha avantajlı kabul edildi?

Bunların açıklanması, ihaleyi gerçekleştiren kurumu da güçlendirir.

Çünkü şeffaflık yalnızca eleştirilere cevap vermek değildir.

Şeffaflık, eleştirinin neden ortaya çıktığını ortadan kaldırmaktır.

Kamu parası söz konusu olduğunda “Neden?” sorusu meşrudur
Bugün vatandaş markette fiyatlara bakıyor.

Pazarda fiyatlara bakıyor.

Lokantada hesabı kontrol ediyor.

Çünkü hayat pahalılığı herkesin günlük yaşamını etkiliyor.

Böyle bir ortamda kamu bütçesinden milyarlarca liralık bir harcama yapıldığında vatandaşın “Neden?” diye sorması kadar doğal bir şey olamaz.

Neden bu bedel?

Neden bu firma?

Neden bu yöntem?

Neden bu kadar büyük fiyat farkı?

Bunların hiçbiri suçlama değildir.

Bunlar kamu yönetimine yöneltilen meşru denetim sorularıdır.

İhale şeffafsa belgeler konuşsun
Şimdi yapılması gereken, tartışmayı kişiselleştirmek değil.

Kimseyi peşinen suçlamak da değil.

Yapılması gereken belgeleri konuşturmak.

İhale komisyonunun karar gerekçesi…

Puanlama tablosu…

Teknik kriterler…

Yaklaşık maliyet hesabı…

Kişi başına ve öğün başına maliyet…

Varsa şikâyet ve itiraz süreçleri…

Bütün bunlar açıklandığında kamuoyu gerçek tabloyu görür.

Eğer süreç mevzuata uygun yürütüldüyse, bu belgeler kurumun ve ihaleyi kazanan şirketin lehine olacaktır.

Eğer fiyat farkının makul ve teknik bir gerekçesi varsa, o gerekçe de kamuoyuna anlatılabilir.

Bundan daha doğal ne olabilir?

Son söz
Şanlıurfa’daki tartışmanın özü aslında Florya Yemek’in ihaleyi alması değildir.

Asıl mesele, milyarlarca liralık kamu kaynağının hangi gerekçelerle kullanılacağıdır.

Kamu kaynakları söz konusu olduğunda vatandaşın sorusu bellidir:

“Bu paranın karşılığında ne alıyoruz?”

Bu sorunun cevabı ne kadar açık verilirse, kamu yönetimine duyulan güven de o kadar artar.

Bugün Şanlıurfa’da milyarlar masada.

Sorular havada.

Ve kamuoyunun beklediği şey bir suçlama değil.

Bir itham değil.

Bir polemik hiç değil.

Açıklık.

Belge.

Hesap.

Çünkü kamu ihalelerinde en güçlü savunma söz değildir.

Belgedir.

Ve eğer her şey olması gerektiği gibi yürüdüyse, şeffaflıktan korkmak için hiçbir neden yoktur.

Şanlıurfa’nın sorusu da bu kadar basit:

Milyarlarca liralık bu yemek ihalesinde hangi kriterler belirleyici oldu ve kamuoyu bu hesabın tamamını neden açıkça görmesin?

Bu sorunun cevabı verildiğinde belki de “İhale çorbası” diye başlayan tartışma, yerini net bir tabloya bırakacaktır.

Çünkü kamu parasının hesabı kapalı kapılar ardında değil, kamuoyunun önünde verilmelidir.

Haber Yazarı

Bu yazarımız hakkında henüz biyografi bilgisi girilmemiştir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İSİG: Temmuz ayında en az 214 işçi yaşamını yitirdi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.