Süleyman Turan Yazdı: Siyonist İsrail’e ve ABD’ye “Acem Tokadı”: 48 Saatlik Ateşkesi Kabul Etmeyen İran’ın Sahadaki Mesajı.
Ortadoğu bir kez daha tarihin kırılma anlarından birine sahne oluyor. Günlerdir süren çatışmalar, yalnızca askeri bir hesaplaşma değil; aynı zamanda güç dengelerinin yeniden yazıldığı bir süreci gözler önüne seriyor. Bu süreçte İran, sahada verdiği sert karşılıkla hem Amerika Birleşik Devletleri’ne hem de İsrail’e açık bir mesaj gönderdi: “Artık eski İran yok.”
Hazret-i Hatem-ül Enbiya Merkez Karargâhı Sözcüsü’nün yaptığı açıklamalar, bu mesajın en net ifadesi oldu. Düşen bir Amerikan savaş uçağının pilotunu kurtarmaya yönelik girişimler, İran’ın entegre savunma sistemi karşısında sonuçsuz kaldı. Hava-Uzay Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri, Basij ve diğer unsurların koordineli operasyonu, yalnızca bir müdahale değil; aynı zamanda modern savaş doktrinine karşı verilmiş organize bir cevaptı.
Bu tablo, akıllara Tabes Operasyonu’nu getirdi. O gün nasıl ABD sahada ağır bir prestij kaybı yaşadıysa, bugün de benzer bir tablo ile karşı karşıya kaldı. Aradan geçen yıllar değişmiş olabilir; ancak İran’ın direniş refleksi değişmedi, aksine daha da kurumsallaştı.
Özellikle Donald Trump’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalar, sahadaki başarısızlığı örtme çabası olarak değerlendirildi. “Pilot kurtarma operasyonu” iddiası, İran kaynakları tarafından sahadaki gerçeklerle çelişen bir propaganda olarak nitelendirildi. Üst düzey güvenlik yetkililerinin “ABD’nin hedef envanteri hassas değil” yönündeki çıkışı ise, Washington’un askeri planlamadaki zafiyetine dikkat çekti.
İran’ın asıl gücü ise burada ortaya çıkıyor: Asimetrik savaş. Yani klasik cephe savaşlarından ziyade, düşmanı yıpratan, dağıtan ve psikolojik üstünlük kuran bir strateji. Bugün ABD’nin “hızlı ve kolay saldırı” doktrini bu sahada işlemedi. Aksine, İran’ın sabırlı ve çok katmanlı savunma yaklaşımı karşısında çöktü.
İsfahan semalarında düşürülen MQ-9 tipi insansız hava aracı, bu başarının sadece bir örneği. Verilere göre düşürülen hava araçlarının sayısı iki hanelere ulaşırken, imha edilen İHA sayısı 160’ı aşmış durumda. Bu rakamlar, İran’ın hava savunma kapasitesinin geldiği noktayı açıkça ortaya koyuyor.
Ancak savaş yalnızca İran sınırları içinde kalmadı. Kuveyt’te petrol tesislerine yönelik saldırılar, Bahreyn’de rafineri yangınları ve Lübnan’da artan can kayıpları, bölgesel bir yangının büyüdüğünü gösteriyor. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları ve Yemen’den gelen füze hamleleri ise bu çatışmanın çok cepheli bir savaşa dönüştüğünü kanıtlıyor.
Tüm bu gelişmelerin ortasında İran’ın 48 saatlik ateşkesi kabul etmemesi, aslında stratejik bir tercihti. Çünkü Tahran yönetimi, sahada elde ettiği avantajı masada kaybetmek istemiyor. “Zaman bizim lehimize işliyor” mesajı, yalnızca bir söylem değil; sahadaki gelişmelerle desteklenen bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor.
Sonuç olarak bugün yaşananlar, sadece bir askeri başarı hikâyesi değil. Bu, yıllardır “bölgesel güç” olarak tanımlanan İran’ın, artık küresel denklemi doğrudan etkileyen bir aktöre dönüştüğünün ilanıdır.
Ve belki de en çarpıcı gerçek şu:
ABD ve İsrail’in alışık olduğu tek taraflı güç gösterisi dönemi, yerini karşılıklı caydırıcılığa bırakıyor.
Ortadoğu’da dengeler değişiyor.
Ve bu değişim, tarihe “Acem tokadı” olarak geçecek gibi görünüyor.
İran’dan Siyonist İsrail’e ve ABD’ye Acem Tokadı
Gazeteci Süleyman Turan
1
Vali Şıldak Acı Haberi Duyurdu: 3 Kişinin Cansız Bedenine Ulaşıldı
14617 kez okundu
2
Şanlıurfa’da Yağmur Değil, İhmal Yağıyor
10978 kez okundu
3
Şanlıurfa’da 23 Nisan Coşkusu: Küçük Fatma Müdürlük Koltuğuna Oturdu!
9493 kez okundu
4
SİYASETİN ÇİVİSİ ÇIKTI: PARTİLER DEĞİL, KİMLİKLER KARIŞTI
7655 kez okundu
5
Eskimeyen Dostlar, Her Hafta Tazelenen Dostluklar
3360 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.