İmsak Vakti 02:00
02:00
Siverek Çevre Yolu ve bağlantı kavşakları projesine ilişkin ortaya çıkan son belge, tam da böyle bir tabloyu gözler önüne seriyor.
Karayolları Genel Müdürlüğünün 13 Kasım 2025 tarihli belgesine göre 29 Aralık 2017 tarihinde ihale edilen, 19 Haziran 2018’de sözleşmesi imzalanan ve 26 Haziran 2018’de iş yeri teslimi yapılan projenin sözleşme bedeli 72 milyon 75 bin 300 lira.
Buraya kadar her şey sıradan bir kamu ihalesi hikâyesi gibi görünebilir.
Asıl mesele bundan sonra başlıyor.
Çünkü aynı resmi belgede, bugüne kadar yapılan iş tutarı 0 TL olarak gösteriliyor.
Evet, yanlış okumadınız.
Yaklaşık 72 milyon liralık sözleşme bedeli bulunan bir işte, resmi kayıtlara göre yapılan işin tutarı sıfır lira.
Sözleşme var.
İhale var.
İmza var.
İş yeri teslimi var.
Süreler var.
Ek süreler var.
Ama sahada yapılan iş yok.
İşte kamu yönetiminin en fazla cevap vermesi gereken soru tam burada ortaya çıkıyor:
Bir kamu projesi nasıl oluyor da yıllar boyunca bütün bu süreçlerden geçmesine rağmen sıfır liralık gerçekleşmeyle tasfiye aşamasına geliyor?
Bu sorunun cevabı yalnızca Siverek’i değil, kamu kaynaklarının nasıl yönetildiğini önemseyen herkesi ilgilendiriyor.
Yıllar geçti, yol başlamadı
Projenin ihalesi 2017’de yapılmış.
Sözleşmesi 2018’de imzalanmış.
İş yeri yine 2018’de teslim edilmiş.
Sözleşmeye göre işin süresi 600 gün olarak belirlenmiş. Daha sonra çeşitli süreçlerle bitiş tarihi 26 Mayıs 2027’ye kadar uzamış.
Takvim ilerlemiş.
Yıllar geçmiş.
Türkiye’nin ulaşım altyapısında milyarlarca liralık yatırımlar konuşulmuş.
Yeni yollar yapılmış, yeni kavşaklar açılmış, bölünmüş yollar kilometrelerce uzatılmış.
Fakat Siverek’in bu projesinde resmi belgeye yansıyan rakam değişmemiş:
0 TL.
Kamu yatırımında en çarpıcı rakamlardan biri bazen milyarlar değil, sıfırdır.
Çünkü sıfır; yapılmayan işi, harcanmayan kaynağı, geciken yatırımı ve karşılanmayan ihtiyacı aynı anda anlatabilir.
Burada da karşımıza çıkan tablo budur.
“Yorumsuz!” denilen belgenin aslında çok yorumu var
Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak’ın söz konusu belgeyi sosyal medya hesabından yalnızca “Yorumsuz!” ifadesiyle paylaşması da dikkat çekici.
Ancak bazen bir belgenin kendisi, yapılabilecek en uzun yorumdan daha fazla şey anlatır.
72 milyon 75 bin 300 liralık sözleşme bedeli…
Sıfır liralık gerçekleşme…
Yıllara yayılan süreç…
Ve nihayet yüklenici firmanın sözleşmenin sonlandırılması ve tasfiye edilmesi yönündeki talepleri…
Bütün bunlar yan yana getirildiğinde mesele artık yalnızca bir yol projesi olmaktan çıkıyor.
Bu, kamu yatırımının planlanması, uygulanması, denetlenmesi ve sonuçlandırılması meselesidir.
Çünkü vatandaş açısından bakıldığında ihale dosyasının hangi klasörde durduğu değil, yolun yapılıp yapılmadığı önemlidir.
Vatandaş sözleşme tarihiyle değil, asfaltla ilgilenir.
Vatandaş ihale bedelinin kaç lira olduğunu bilmekten önce, evinden çıktığında ulaşımın güvenli olup olmadığına bakar.
Vatandaş için önemli olan; kamyonların şehir merkezine girip girmediği, trafik yoğunluğunun azalıp azalmadığı, ulaşımın güvenli hale gelip gelmediğidir.
72 milyonun sorusu bugün başka bir soruya dönüştü
Bugün 72 milyon 75 bin 300 lira olarak görünen sözleşme bedelinin 2017-2018 dönemine ait olduğunu da unutmamak gerekiyor.
Aradan geçen yıllar, inşaat maliyetlerini, işçilik giderlerini, akaryakıt fiyatlarını, malzeme bedellerini ve genel ekonomik şartları değiştirdi.
Dolayısıyla bugün aynı işin yeniden ihale edilmesi halinde ortaya çıkacak maliyetin eski sözleşme bedeliyle aynı olması zaten beklenemez.
İşte asıl endişe de burada.
Yıllarca yapılamayan bir yatırım, yeniden ihale edildiğinde kamuya çok daha yüksek bir maliyetle dönebilir.
Başka bir ifadeyle;
Bugün yapılmayan iş, yarın daha pahalıya yapılabilir.
Kamu yönetiminde gecikmenin de bir maliyeti vardır.
Ve o maliyet çoğu zaman vatandaşın sırtına yüklenir.
“3194/18. madde” tartışması da açıklığa kavuşmalı
Bucak’ın paylaşımında yer alan görüntüde bir vatandaşın gönderdiği mesajda, 2017 yılında ihalesi yapılan kuzey çevre yolunun 3194/18. madde uygulamasının yapılmaması nedeniyle iptal edildiği yönünde bir ifade bulunuyor.
Fakat burada gazeteciliğin temel kuralını unutmamak gerekir:
İddia başka şeydir, resmi belge başka şey.
Paylaşılan Karayolları belgesinde tasfiye sürecine ilişkin gerekçe; iş yeri teslimi yapılmasına rağmen çalışmalara başlanamaması ve yüklenici firmanın sözleşmenin sonlandırılması yönündeki talepleri üzerinden açıklanıyor.
Dolayısıyla kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından hangi aşamada hangi kurumun sorumluluğunun bulunduğu, 3194 sayılı Kanun’un 18. madde uygulamasının projeyi nasıl etkilediği ve çalışmalara neden başlanamadığı açık biçimde ortaya konulmalı.
Çünkü böylesine uzun soluklu kamu projelerinde sorumluluğu sis perdesinin arkasında bırakmak, meseleyi çözmez.
Tam tersine, kamuoyunun kafasındaki soru işaretlerini büyütür.
Siverek daha fazla beklemek zorunda mı?
Siverek büyüyor.
Nüfusu artıyor.
Trafik yükü artıyor.
Şehirler arası ulaşım yoğunlaşıyor.
Ağır tonajlı araçların kent içindeki hareketliliği ise yalnızca trafik meselesi değil; güvenlik, çevre, gürültü ve şehir yaşamının kalitesi açısından da ciddi bir sorun.
Bu nedenle çevre yolu, Siverek için lüks bir yatırım değildir.
İhtiyaçtır.
Üstelik söz konusu proje yalnızca bir yol güzergâhından ibaret değil. K-12 Çıkış Kavşağı, K-13 Çermik Kavşağı, K-14 Karpuzcu Kavşağı ve K-15 Giriş Kavşağı gibi bağlantı noktalarıyla ilçenin ulaşım sisteminin önemli parçalarından biri olarak planlanmış durumda.
Böyle bir projenin yıllarca sürüncemede kalması, yalnızca asfaltın gecikmesi anlamına gelmez.
Şehrin geleceğinin ertelenmesi anlamına gelir.
Artık “neden olmadı?” kadar “bundan sonra ne olacak?” da sorulmalı
Bugün gelinen noktada sözleşmenin tasfiye sürecine girdiği görülüyor.
Buradan sonra kamuoyunun önünde birkaç temel soru bulunuyor:
Proje yeniden ihale edilecek mi?
Edilecekse hangi takvim içerisinde hayata geçirilecek?
Yeni ihale bedeli ne olacak?
Geçmişte neden çalışmaya başlanamadı?
İş yeri teslim edildiği halde neden sahada hiçbir imalat yapılmadı?
3194/18. madde uygulamasıyla ilgili süreç projenin önünde bir engel oluşturduysa bu sorun neden yıllarca çözülemedi?
Ve belki de en önemlisi:
2017’de ihale edilen bir ulaşım yatırımının 2026’ya gelindiğinde hâlâ neden başlangıç noktasında olması gerektiğini kim, nasıl açıklayacak?
Bu soruların cevabı, “Yorumsuz!” denilerek geçiştirilemeyecek kadar önemli.
Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir belediye başkanının sosyal medya paylaşımı ya da bir Karayolları yazısı değildir.
Burada söz konusu olan kamu kaynağı, kamu yatırımı ve vatandaşın yıllardır beklediği bir ulaşım hizmetidir.
Kamuoyu artık sonuç istiyor
Türkiye’de vatandaşın kamu yatırımlarından beklentisi son derece basit:
İhale yapılıyorsa iş başlasın.
Sözleşme imzalanıyorsa süreç işletilsin.
Sorun çıkıyorsa kurumlar çözsün.
Çözülemiyorsa kamuoyuna gerekçesi anlatılsın.
Ve nihayetinde vatandaşın beklediği hizmet hayata geçirilsin.
Çünkü devletin gücü yalnızca büyük bütçeler açıklamakla ölçülmez.
Asıl güç, açıklanan bütçeyi vatandaşın hayatına dokunan hizmete dönüştürebilmektir.
Siverek Çevre Yolu dosyası da bu açıdan önemli bir sınavdır.
Bugün ortada 72 milyon 75 bin 300 liralık bir sözleşme ve resmi belgede 0 TL’lik gerçekleşme bulunuyor.
Bu tablo, siyasi polemiklerin ötesinde ciddi bir kamu yönetimi sorusudur.
Ve artık Siverek’in ihtiyacı yeni açıklamalar değil, yeni bir takvimdir.
Yeni bir ihale gerekiyorsa yapılsın.
Yeni bir proje gerekiyorsa hazırlansın.
Mevzuat engeli varsa kaldırılsın.
Kurumlar arasında koordinasyon sorunu varsa çözülsün.
Ama yıllardır bekleyen bu yol, bir başka dosyanın içinde kaybolup gitmesin.
Çünkü yollar yalnızca asfaltla yapılmaz.
Bir yolun gecikmesi, bazen bir şehrin geleceğinin gecikmesidir.
Siverek’in sorusu artık çok net:
2017’de başlayan bu hikâye, kaç yıl daha “proje” olarak kalacak; Siverek çevre yolunu ne zaman gerçekten kullanmaya başlayacak?
Bu sorunun cevabını da artık belgeler değil, icraat vermeli.
İstanbul’da 8 saat içerisinde 36 sarsıntı gerçekleşti
1
Vali Şıldak Acı Haberi Duyurdu: 3 Kişinin Cansız Bedenine Ulaşıldı
12204 kez okundu
2
Şanlıurfa’da Yağmur Değil, İhmal Yağıyor
8454 kez okundu
3
Şanlıurfa’da 23 Nisan Coşkusu: Küçük Fatma Müdürlük Koltuğuna Oturdu!
6941 kez okundu
4
SİYASETİN ÇİVİSİ ÇIKTI: PARTİLER DEĞİL, KİMLİKLER KARIŞTI
5268 kez okundu
5
Akçakale Belediye Başkanı Abdülhakim Ayhan İfadeye Çağrıldı
1545 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.