İmsak Vakti 02:00
02:00
Urfa’da bir söz vardır: “Doğru taşın altında kalmaz.”
Bir de eskiler der ki: “Mızrak çuvala sığmaz.”
Gerçekten kaçabilirsiniz ama gerçekten kurtulamazsınız.
DEM Parti Ceylanpınar İlçe Örgütü’nün yaptığı açıklamayı okuduk. Beklentimiz neydi? Kamuoyunun konuştuğu iddialara tek tek cevap verilmesi, varsa belgelerin ortaya konulması, vatandaşın kafasındaki soru işaretlerinin giderilmesiydi.
Ama ne gördük?
Sorulara cevap vermekten çok, soruları soranlara ayar vermeye çalışan bir açıklama…
Kusura bakmayın ama bu memlekette buna kimse kolay kolay inanmaz.
Urfa’nın tabiriyle söyleyelim; “Lafla peynir gemisi yürümez.”
Madem haberler yanlış diyorsunuz…
Buyurun, doğrusunu anlatın.
Madem iddialar asılsız diyorsunuz…
Çıkarın belgeleri, koyun milletin önüne.
Çünkü bu millet artık kuru sözle ikna olmuyor.
Vatandaşın aklına bir kurt düştü mü, onu tehdit diliyle değil, ancak şeffaflıkla çıkarabilirsiniz.
Gazetecilere dönüp “hukuki süreç başlatacağız” demek kolaydır.
Zor olan, sorulan soruların cevabını vermektir.
Gazeteci soru soracak.
Gazeteci araştıracak.
Gazeteci yazacak.
Beğenseniz de yazacak, beğenmeseniz de yazacak.
Çünkü gazetecinin görevi siyasetçinin moralini düzeltmek değil, milletin haber alma hakkını korumaktır.
Bugün DEM Parti rahatsız olur.
Yarın AK Parti olur.
Öbür gün CHP olur.
Ertesi gün MHP olur.
Fark etmez.
Gazetecinin terazisi partiye göre değişmez.
Değişirse zaten gazetecilik olmaz.
Son yıllarda kötü bir alışkanlık çıktı.
Kim hakkında eleştirel haber yapılırsa ilk cümlesi aynı oluyor:
“Algı operasyonu…”
“Dezenformasyon…”
“Manipülasyon…”
Arkasından da klasik cümle geliyor:
“Hukuki süreç başlatılacaktır.”
İyi de kardeşim…
Millet mahkeme tehdidi duymak istemiyor.
Millet cevap istiyor.
Millet belge istiyor.
Millet açıklık istiyor.
Urfa’da yine güzel bir söz vardır:
“Eğri otur, doğru konuş.”
İşte mesele tam da budur.
Eğri oturabilirsiniz.
Ama doğru konuşmak zorundasınız.
Şeffaf belediyecilik öyle pankarta yazılan iki cümleyle olmaz.
Şeffaflık; “Buyurun, bütün evrak burada.” diyebilmektir.
Şeffaflık; gazetecinin telefonundan kaçmamak, sorusuna kızmamak, eleştiriyi düşmanlık saymamaktır.
Çünkü gazeteci düşman değildir.
Gazeteci, millet adına soru soran kişidir.
Rahatsız olabilirsiniz.
Canınızı sıkabilir.
Ama demokrasi biraz da budur.
DEM Parti yıllardır ifade özgürlüğünden, basın özgürlüğünden söz ediyor.
O hâlde aynı özgürlüğü kendisi için de istemeli.
Basın özgürlüğü yalnızca alkışlayan haberler için geçerli değildir.
Asıl özgürlük, canınızı sıkan habere tahammül edebilmektir.
Unutmayalım…
Siyasetçinin işi gazeteciyi susturmak değildir.
Siyasetçinin işi milleti ikna etmektir.
Bunun yolu da sert açıklamalar yayımlamak değil, açık olmaktır.
Belgeleri ortaya koymaktır.
Hesap verebilmektir.
Yoksa Urfalının dediği gibi;
“Toz kaldırmakla yol kapanmaz.”
Bugün gazeteciyi suçlarsınız.
Yarın başka bir gazeteciyi…
Ama cevap verilmeyen sorular orada durmaya devam eder.
Çünkü gerçeklerin huyu böyledir.
Üstünü örttükçe daha çok görünür.
Son sözümüz de Urfa usulü olsun:
“Hakikat güneş gibidir; balçıkla sıvanmaz.”
Basını susturarak değil, sorulara cesaretle cevap vererek güven kazanılır.
Gerisini de bu aziz milletin vicdanı takdir eder.
Halfeti’de 65 Bin TL’lik Promosyona Tepki: “Bu Rakam Kabul Edilemez”
1
Vali Şıldak Acı Haberi Duyurdu: 3 Kişinin Cansız Bedenine Ulaşıldı
9290 kez okundu
2
Şanlıurfa’da Yağmur Değil, İhmal Yağıyor
5533 kez okundu
3
Şanlıurfa’da 23 Nisan Coşkusu: Küçük Fatma Müdürlük Koltuğuna Oturdu!
4145 kez okundu
4
SİYASETİN ÇİVİSİ ÇIKTI: PARTİLER DEĞİL, KİMLİKLER KARIŞTI
2606 kez okundu
5
Bitki çaylarında hazırlama talimatı zorunlu hale geldi
1001 kez okundu