USD
EURO
ALTIN

Sesimi duyan var mı

Yıl 1930 Şanlıurfa iline bağlı Bozova ilçe oldu. Tam 89 yıl önce kurulan ve halen köy ya da belde konumunda kurtulamayan ilçem Bozova 89 yıldır Bozova ilçesinde ne değişti tek değişen kelpiç evler yerine briket evlerin olduğu oldu. 89 yılda eğer bir ilçe gelişmiyorsa büyümüyorsa bundan herkesin payı vardır. Hiç kimse kusura bakmasın 89 yıllık […]

Sesimi duyan var mı

Yıl 1930 Şanlıurfa iline bağlı Bozova ilçe oldu. Tam 89 yıl önce kurulan ve halen köy ya da belde konumunda kurtulamayan ilçem Bozova 89 yıldır Bozova ilçesinde ne değişti tek değişen kelpiç evler yerine briket evlerin olduğu oldu. 89 yılda eğer bir ilçe gelişmiyorsa büyümüyorsa bundan herkesin payı vardır. Hiç kimse kusura bakmasın

89 yıllık bir geçmişi olan bir ilçe de eğer gelişme olmuyorsa sanayileşme olmuyorsa o yerleşim yerine ilçe demek için bin şahit lazım 89 yıldır bu ilçeyi yönetenler eğer her birisi bir taş üstüne taş koysaydı. Hiç kimse bugün Karaköprüye gitmezdi ya da buradan taşınmazdı. İlçemiz nedense sadece birkaç kırathane veya iki üç orta ölçekli market ile büyümeyecektir.

Hepimiz Bozova sahipsizdir diyoruz. Allah aşkına kim bu ilçenin sahibi veya kimler onu merak ediyorum. Bu ilçe yaşayan herkes bu ilçenin sahibidir. Bu ilçe sahipsiz değildir. Hiç kimse de ben bu ilçenin sahibiyim demesin çünkü bu ilçenin sahibi yeni doğmuş bir bebekten tutunda 90 yaşına gelen dedelerimizindir. Neden herkes elini taşın altına koymuyor. Neden hep bu ilçenin değişmesi gelişmesi ya da büyümesi için bir şeyler yapmıyoruz. 1980’li yıllarda Dünyanın sayılı Türkiye’nin en büyük hidro elektrik ve sulama alanında da en büyük baraj göletine sahip bir barajımız var.

Neden o yıllardan bu yana belediye başkanı seçilenler barajdan faydalanmadı. Barajın nimetlerinden yararlanamadı. Neden neden hep nedenlerden kaldı. Ve kalmaya da devam edecektir. Atatürk Barajı göletinden sadece dönemin İlçe kaymakamı İsmail Gültekin şuan ki Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan Çatak tesisleri ile anılır oldu. Neden 1990’lı yıllarda ilçemizde yapılan su sporları kaldırıldı. Veya kaldırılması için göz yumuldu. Günümüzde hep Halfeti diyoruz. Neden Halfeti diyoruz. Biliyor musunuz  Halfeti’nin tanıtımı yapıldığı için, eski Halfeti ilçesine gezi veya ziyaret için aracınızla gittiğinizde ayak bastı parası veriliyor. İşte bu iyi tanıtımdan oldu.

Halfeti Güneydoğunun incisi oldu Bozova halen yerinde saymaya devam ediyor. Kimse kusura bakmasın veya üzerine almasın hepimiz bu ilçenin gelişmemesi büyümemesi için mücadele verdik ve vermeye de devam ediyoruz. Halbu ki Bozova kent merkezi ile birlikte 88 mahalleye sahip Şanlıurfa’nın en büyük coğrafyasında ilk sıralarda yer alıyor. Büyüyoruz. Ancak yaşta büyüyoruz. Gelişmişlikten değil Bozova tarımıyla belki de en verimli topraklara sahip gelin görün ki ekilen pamukları ya organize sanayi bölgesine götürüyoruz ya da en yakın ilçeye pamuğun yanı sıra Antep fıstığının en çok yetiştirilen ilçelerinden birisidir Bozova neden fıstık işletmeleri veya halpazarı yok.

Şu bir gerçek ki seçilen seçilenler sadece verdikleri vaatlerinde kalıyorlar. Vaatler vaatler ta ki yeni bir seçim dönemine kadar, hep şu umutla yaşadık. Gelen belki bir şeyler yapar gelen belki ilçenin kaderini değiştirir ama nedense hep seçim döneminde verilen vaatlerde kalıyor. Neden bu ilçenin bir vekili yok 1980 yılından bu yana hep birilerine gebe kalıyoruz. Biz bizi yönetemiyoruz. Biz birbirimize sahip çıkamıyoruz. Hep umudu başka yerde arıyoruz. İçimize dert edine,edine hep içimizdekini içimizde yaşatıyoruz. Ve yaşatmaya da devam ediyoruz. Dışa bağımlılık nedense kanımıza içimize işlemiş gibi içimizi kavup kavuruyor.

Birileri bir şey yapacaksak hemen önüne bir engel koyuyor ona engel olmaya çalışıyoruz. Hep bencilik var içimizde bizcilik yok. Bizcilik olmadığı sürece de sesimi duyan var mı içimizde bağırıp duruyoruz. Sanki kör bir kuyuya düşmüş gibisine ben kendi şahsım olarak 9 yıl önce kendi ilçeme kendi memleketimde kendi bildiğim işi yapmak bu ilçeye bir fayda sağlam adına gazetemi kurdum bugün gelinen nokta da keşke gelmeseydim diyorum. Diyorum ama hep bir tarafımda da iyi ki  gelmişim diyorum ama nereye kadar bu yükü omuzlarımda taşıyabilirim. Benim gibi bugüne kadar belki de binlerce kişi geldi kendi ilçesine kendi memleketine kendi halkına hizmet etmek için ilçesini geliştirmek için büyümesi için mücadele verdi. Mücadeleler hep nedense hazin sonla bitiyor.

Hep içimde bir umut vardı. Bu umutta maalesef şimdi içimde kalmadı. Ya bu ilçede kalıp kendi içimi kemire,kemire yaşayacağım ya da en kısa sürede bu diyardan göç edip gideceğim. Gidişat öyle gösteriyor. Bozova’nın sesi olmak için geldim Bozova’nın sesiz sedasız bir şekilde gideceğim. Bu diyarlardan hep seste kaldı ve kalmaya da devam edecek bu ilçe bu memleket bu halk

FACEBOOK YORUMLARI